İçeriğe geç

Alüminyum korkuluk mu demir korkuluk mu ?

Alüminyum Korkuluk mu Demir Korkuluk mu? Hangisi Daha İyi?

İzmir’de, aslında neredeyse her yerde olduğu gibi, apartmanların balkonlarında alüminyum korkuluk ve demir korkuluk arasında sürekli bir mücadele var. İnsanlar, bir yandan bu korkulukların güvenliği, diğer yandan da görsel estetiği üzerine kafa yorarken, bir diğeri de temizlikten ne kadar sıkıldığının hesabını yapıyor. Ama durun, bir an durup bakalım: Alüminyum korkuluk mu, demir korkuluk mu? Bu ikili bir savaş ve ben de bu savaşta her iki tarafı da incelerken içimdeki “felsefi düşünür” ve “temizlik hastası” arasındaki çatışmaya tanıklık ediyorum.

Alüminyum Korkuluk: Hafiflik ve Estetik

Alüminyum korkuluk, genellikle modern bir görünüm isteyenler için tercih ediliyor. Hafifliğiyle dikkat çeker. Hem yapısı hem de işçiliği o kadar hafif ki, “Balkonumda bir gün bir fırtına olsa, alüminyum korkuluk beni mi koruyacak?” diye düşünmeden edemiyorsunuz. Ama işin komik tarafı şu ki, o kadar hafif ki, rüzgârda uçar mı, uçmaz mı, diye düşünmeye başlıyorsunuz.

İç sesim: “Alüminyum hafif, gerçekten kullanışlı ama… yeterince sağlam mı?”

Birkaç gün önce de bu düşünceyi arkadaşlarımla paylaştım. Gülüştük tabi. “Sen niye balkon korkuluğunu düşünüyorsun?” dedi biri. Aslında, hiç fark etmez, alüminyumdan yapılmış şeylere bakınca aklıma genelde, bir tek zıplamayacak kadar sağlam olan şeyler geliyor. Ne de olsa alüminyum, işlevsellikten çok, estetikle harmanlanmış bir şey. Ama hatırlayın, kötü hava koşulları da var.

Alüminyum korkuluk, genelde korozyona dayanıklı ve yıllar boyu taze kalabiliyor. Yani temizlikle ilgili sıkıntılarınız azalmış oluyor. Zaten temizlik olayını da başka bir yazıda tartışacağım çünkü o kadar çok düşüncem var ki bu konuda, neredeyse bir blog kitabı yazabilirim. Alüminyum korkuluklar, minimal ve şık görünümleriyle öne çıkıyor. Şehir hayatının modern ve minimalist havasını yansıtırken, bir de paslanmazlık özelliğiyle gönlümüzü fethediyor.

Ama… “Demir korkuluk olursa daha sağlam olmaz mı?” diye düşündüğümde içimdeki temizlik hastası devreye giriyor.

Demir Korkuluk: Sağlamlık ve Gelenek

Demir korkuluklar, sağlamlıklarıyla meşhurdur. Kendini tanıtırken “Ben buradayım, kolayca yıkılmam” diyen bir tavrı vardır. Demir, biraz da eski okul bir seçenek gibi. “Ne olacak ya, demir korkuluk yıllarca dayanır, sağlamdır, düşse bile kalkar” derim içimden. Dışarıda gezmeye çıkarken ya da arkadaşlarla bir kafede otururken, demir korkulukların güvenliğini düşünmek bile bazen rahatlatıcı olabilir.

Ama!

İç sesim tekrar devreye giriyor: “Evet, sağlam ama paslanacak bu ya. Yani bunu temizlerken çileye gireceğiz. Hadi bakalım!” Demir korkulukların, zamanla paslanma problemi büyük. Hani bir nevi zamanın getirdiği yıpranma gibi. Ama demir korkulukların avantajı şu: Güvenlik. Gerçekten sağlam bir his uyandırıyor. Biraz daha “hadi bakalım, bu korkuluk da beni yenecekse, zaten dünya bitti” havası var.

Bir de demir korkulukların bir başka güzelliği var: “Herkes demir korkuluk ister!” Yani, alüminyum biraz daha yeni, biraz daha modern bir görünüm sağlasa da, demir korkuluklar klasik bir sağlamlık duygusu verir. Göz alıcı değil ama kalıcıdır.

Hadi ama! İkinci önemli farkı, demir korkulukların bakımının biraz daha fazla el ve zaman isteyen bir iş olmasıdır. Bir demir korkuluğun paslanmaması için o kadar uğraşırsınız ki, bir zaman sonra demir korkuluğunuzla arkadaş olabilirsiniz. Hatta ona seslenip “Evet, sana bakım yapacağım, hadi gel” diyeceğiniz günler de gelecektir.

Hangi Korkuluk Daha İyi?

İzmir’de balkonunuzu seçerken, her iki korkuluk tipi de sizlere farklı bir şeyler sunuyor. Kısacası, her şey bakış açısına ve önceliklerinize bağlı. Eğer modern bir görünüm ve düşük bakım istiyorsanız, alüminyum korkuluklar harika bir seçim olabilir. Hafifliği ve şık görüntüsüyle balkonunuza zarif bir hava katacak, yıllarca paslanmadan kalacaktır.

Ama temizlik ve dayanıklılık önemliyse, ve balkonunuzda güvenlik hissini ön planda tutuyorsanız, demir korkuluk sizin için en doğru tercih olacaktır. Bir de demir korkulukların o sağlamlık hissi, biraz da nostaljik bir güven duygusu veriyor. Yani bir şey olsa, o korkuluk size mutlaka dayanır gibi hissediyorsunuz.

Tabii, sonunda alüminyum da demir de tamamen bir tercihe dayanıyor. “Peki ben ne yaptım?” derseniz, küçük bir itiraf: Balkonumda alüminyum var ama bir gün demir korkuluk alırsam, temizlik bahanesiyle “Oha, bu kadar paslanmaz, benden bunu almak zor!” diye düşünüp bu yazıyı anımsayacağım.

Balkonlar, evler, güvenlik – hepsi bir denge işi. Alüminyum korkuluk mu, demir korkuluk mu? Karar, tamamen sizin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kozmetikstore.com.tr